• Yetişkin (18 ve üstü)
  • Çocuk (2-11)
  • Bebek (2 yaş altı)

Mimarların Seçtiği En İyi 5 Yapı

Anasayfa » Seyahat Fikirleri

Dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan ve doğal güzelliklerle bütünleşerek insanlar tarafından oluşturulmuş ihtişamlı yapıların en önemli ayırıcı özelliği ise doğayı bozmadan uyum yakalayarak oluşturulmalarıdır. Dünyanın çeşitli yerlerinde mevcut olan bu yapılar göz alıcı ve yaratıcı görsellikleri ve dikkat çeken mimarileri ile mimarlar tarafından özel bir kategoriye alınmış ve ödüllendirilmişlerdir. Tarihi dokusu ve güzellikleri ile dünyanın birçok yerinde yer alan değişik yapılar turistlerin de ilgisini çekmektedir.

St Paul Katedrali, Londra

St Paul Katedrali, Londra

1710 yılında Christopher Wren tarafından inşa edilen St Paul Katedrali, Londra’da yer almakta ve köklü bir tarihi geçmişinin yanı sıra şehrin en önemli ve dikkat çeken kilisesi olmaktadır. Barok tarzındaki mimarisiyle katedral, Londra piskoposluğunun da merkezi olmaktadır. 1400 yıllık geçmişi ile katedral, yangın ve yıkım gibi problemler yaşamış olsa da günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Önemli bir turizm merkezi olan katedrali yılda ortalama 2 milyon turist ziyaret etmektedir.  Milattan sonra 600’lü yıllarda Aziz Petrus’a adanmış ahşap bir kilise yapımı ile ilk temelleri atılan katedral, yangında kül olduktan sonra 1710 yılına kadar birkaç defa daha inşa edilmiş ve son halini ise 1710 yılında almıştır. 2 dev kulenin olduğu batı cephesi, katedralin ana girişi olmakta, ancak önemli törenlerin haricinde kullanılmamaktadır. Katedralin kubbesine çıkmak için yer alan 257 basamaktan sonra ise katedralde yer alan Fısıltı Galerisi’ne çıkılmakta olan katedralin korosunun verdiği konserler de en az yapının mimarisi kadar ilgi görmektedir.

Beyaz Saray, Washington

Beyaz Saray, Washington

Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti olan Washington’a yer alan Beyaz Saray, James Hoban tarafından 8 yıl süren inşasının ardından kullanılmaya başlanmıştır. John Adams’tan önce ABD başkanlarının oturmadığı saray, John Adams ile birlikte günümüze kadar devlet başkanlarının kaldığı yer olma özelliğine de sahip olmuştur. 1901 yılında Teddy Roosevelt tarafından yapının dış cephesinin renginden dolayı Beyaz Saray adı verilen yapı, geniş bir park içinde altı hektar büyüklüğünde bir alanda yer almaktadır. Uzunluğu 52,5 metre olan yapı, dünyada halkın ziyaret edebildiği tek devlet başkanı konutu olmasıyla da ayrı bir yere sahiptir.

Pisa kulesi, Pisa

Pisa kulesi, Pisa

İtalya denince akla gelen ve ülkenin bir simgesi haline gelmiş olan Pisa Kulesi, eğik oluşuyla turistlerin ilgi odağı haline gelmiştir. 6 sütundan oluşan ve 56 metre yüksekliğe sahip olan kulenin en üst katına çıkmak için 294 basamak çıkmak gerekmektedir. Aslen bir çan kulesi olan Pisa Kulesi’nin yapımına 1173 yılında başlanmış ve inşa edildiği dönemlerde yapının sürekli olarak eğilmesinden dolayı zaman zaman inşasının durdurulması nedeniyle kule ancak 1399 yılında Tommaso Pisano tarafından tamamlanmıştır. Temeldeki yumuşak zeminin çökmesinden dolayı yapı sürekli olarak güneye doğru eğilmekte, ancak ağırlık merkezinin temel çapı içerisinde kaldığı için yapı yıkılmamaktadır.

Kabe, Mekke

Kabe, Mekke

Müslümanların hac görevi için ziyaret ettikleri Mekke’de yer alan Kâbe, yeryüzünde yapılan ilk mescit ve ilk bina olması özelliğiyle de büyük önem taşımaktadır. Mimarisinde yer alan özellikleriyle de ayrı bir önem taşıyan yapının duvarları granit taşı olup tavanı da ahşaptan yapılmıştır. 25 cm yükseklikte ve 30 cm çıkıntısı olan bir kaide üzerinde bulunan Kâbe, adını küp kelimesinden almıştır. Kübik bir yapı olan Kâbe’nin iç duvar ve zemininde mermer kullanılmış ve ayrıca yerden 2 metre yükseklikte altın bir kapı da yapıya uygun olarak tasarlanmıştır. Yapı, tarihi geçmişi ve dinsel boyutuyla yıl içerisinden milyonlarca turist tarafından ziyaret edilmektedir.

Ayasofya, İstanbul

Ayasofya, İstanbul

Doğu Roma İmparatorluğu tarafından İstanbul’da 4. yüzyılda inşa edilmiş olan Ayasofya, ihtişamı ve görselliği ile sanat dünyası açısından önemli bir yere sahip olmaktadır. Günümüze kadar ayakta kalan en önemli anıt olarak gösterilen Ayasofya’nın yüksekliği 56.60 metre, çapı 32.37 metre olup çok uzun süre Ortodokslar tarafından kilise olarak kullanılmıştır. Kubbesinde yer alan 40 tane pencere açıklığı ile aydınlanma sağlanmış olan yapının alt katında yer alan mimarisinde ise Meryem ve Çocuk İsa mozaiği bulunmaktadır. İhtişamlı mimarisi ve zengin tarihiyle Ayasofya, dünya mimarlık tarihinin en önemli yapılarından biri olmaktadır.