Anasayfa » Seyahat Fikirleri

Yüzyıllardır sayısız medeniyete ev sahipliği yapan İstanbul her köşesinde ayrı bir hikaye saklıyor. 8.500 yıllık geçmişte yaşananları içerisinde barındıran bu hikayeleri hala birçok kişi bilmiyor. Zamandan nasibi alan rüyalar şehri İstanbul duyanları kimi zaman şaşırtıp kimi zaman hüzünlendirecek hikayeleri ile sizleri bekliyor.

Sultan Abdülaziz’in Gerçekleşemeyen Hayali

Osmanlı Devleti’nin yönetimine geçen Sultan Abdülaziz İstanbul’un sayısız yerinden tüm ihtişamı ile görünecek bir cami yaptırmak istemiş zamanında. Bu cami için tasarımlar yapılmış caminin ismi belirlenmiş ve 1874 yılında tasarlanan Aziziye Cami yapılmaya başlanmış. Ancak caminin yapımına başlandıktan birkaç ay sonra Sultan Abdülaziz bir darbe ile tahtan indirilmiş. Sultan Abdülaziz’den sonra Aziziye Cami’nin bir daha da yapımına devam edilmemiş. Zaman içerisinde başından birçok olay geçen bu yerde şimdilerde ise bir otel binası kendini gösteriyor.

İnönü Heykeli’nin 38 Yıllık Hikayesi

1944 yılında Gezi Parkı’nın güney cephesine o dönemin cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü’nün heykeli konmak istenmiş. Bu heykel için nice zahmetlere girilmiş, Avusturyalı heykeltıraşlara kadar ulaşılmış. İsmet İnönü’nün at üzerindeki heykeli 1950 yılında tamamlandığında ise yerini bulamamış. Tam bu dönemde yaşanan iktidar değişikliği ve siyasi çekişmeler heykelin 38 yıl boyunca beklemesine neden olmuş.

Misafir Ev Sahibine Sevap Kazandırırmış

Şimdilerin alışkanlığından farklı olan bu gelenekte misafir ev sahibine değil ev sahibi misafire hediye verirmiş. Kulağa oldukça ilginç gelen bu geleneğin nedeni ise iftara gelen kişinin ev sahibine sevap kazandırdığına inanılmasıymış. Diş Kirası olarak adlandırılan bu gelenekte sunulan hediyeler ise ev sahibin cömertliğine göre değişiklik gösterirmiş.

Medusa’nın Gizemi

Yerebatan Sarnıcı’nda karşınıza çıkan Medusa başının yer aldığı iki adet taş blok bulunuyor. Bu bloklardan biri ters diğer ise yan bir şekilde. Hala neden iki bloğunda farklı şekillerde olduğuna dair kesin bir bilgi yok. Ancak bu bloklara yönelik üç adet hikaye bulunuyor. Bunlardan ilkinde bu başların bilerek yapıldığı ve şehri koruduğu söyleniyor. Diğerinde ise Medusa’nın paganist bir kültüre sahip olduğu ve Hristiyanlık ile bir araya getirilemeyeceği söyleniyor. Birbirine oldukça zıt düşen bu hikayelerden en mantıklısı ise üçüncüsü gibi gözüküyor. Üçüncü hikayede bu durum ne Medusa ile ne de din ile ilişkili değil. Kullanılacak sütunun bitmiş olma ihtimali diğer hikayelere oranla daha mantıklı bulunuyor. Elbette hangi hikaye en doğrusu bilinmiyor ama bazen en mantıklı şıkkı seçmekte fayda bulunuyor.

Osman Hamdi Bey’den Cesur Davranış

Hipodrom’da Sultan I. Ahmed türbesinin hemen karşısında bir çeşme bulunuyor. 1898 yılında yapılan bu çeşme o zamanlar için Osmanlı – Alman dostluğunu simgeliyormuş. Bu çeşmeyi kendi elleri ile veren Kayzer’in o zaman için asıl amacı ile Arkeoloji Müzesi’nde gördüğü ve göz koyduğu İskender Lahdi’ni alabilmekmiş. Bunun sonrasında ise Osman Hamdi Bey bu durumuna tüm gücü ile karşı çıkmış. Lübnan’da yaptığı bir kazı sonucu getirdiği Lahdi için ancak ölümü çiğneyerek verebilirsiniz diyen Osman Hamdi Bey bu cesur davranışı ile tarihte yerini almış. Kayzer ise amacına ulaşamamış ve payına düşen Hereke halısını kabul etmek zorunda kalmış.

Kişiye Özel Kaşıklar

Osmanlı’nın misafirlik anlayışında bir hikaye daha bulunuyor. Misafirler yemeğe gittikleri yere kendi kaşıklarını yanında götürürmüş. Çünkü o zamanlar her kaşık kişiye özelmiş ve kaşıklar büyük anlam içerirmiş. Varlıkla ailelerde her biri el emeği göz nuru olan bu kaşıklar sahibi temsil edermiş. Kaşık ne kadar ihtişamlı ise sahibi de o kadar zengin kabul edilirmiş. O zamanlar kişilerin durumlarını kaşıklarına bakıp anlamak mümkünmüş.

Renk Değiştiren Padişah Tabakları

Osmanlı’da padişahlara kendilerine düzenlenme ihtimali olan suikastlara karşı Selodon kaplı Çin porselenleri ile önlem alırmış. Çin2den gelen bu yöntemde eğer yemeğin içerisinde zehir olursa tabaklar renk değiştirerek bunun sinyalinin verirmiş. Topkapı Sarayı Müzesi’nde hala sergilenen bu tabaklar dünyanın en büyük 2. Çin porseleni koleksiyonu olma özelliği taşıyor.

 

© 2015 Barşan Turizm A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Bu web sitesinin kullanımı, ticari kullanımı engelleyen Kullanım Şartları ile belirlenmiştir.

Site Yazarı Google+ : Ucuzauc.com